BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ

Uçlardan Dengeye

 
  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Bipolar Yaşam Derneği - 5. Bilgilendirme Toplantısı

18 Ekim 2009 - Taksim

 


Bipolar Bozukluk ve Adli Psikiyatri Uygulamaları


Bipolar bozuklukta adli sorunlar konulu toplantı 18 Ekim 2009 Pazar günü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Adli Psikiyatri Biriminden Uzm.Dr. Fatih ÖNCÜ'nün konuşmacı olarak katılımıyla Taksim POINT Otel'de yapıldı. Havanın yağmurlu olması ve Avrasya Maratonu sebebiyle oluşan trafikten dolayı toplantı gecikerek başladı. Yaklaşık 50'den fazla katılımcı oldu.

 

Toplantı başında Bipolar Yaşam Derneği Başkanı Dr. Nesrin Koçal kısa bir giriş yaparak sözü Dr. Fatih Öncü'ye bıraktı.

Dr. Fatih ÖNCÜ

 

Ceza Kanunu ve Suç


Konu başlıkları: Suçun öğeleri
Hukuki öğe: Eylem ya da eylemsizlik yasalarda suç olarak tanımlanmış mı?
Maddi öğe: Kişi suç sayılan eylem ya da eylemsizliği gerçekleştirmiş mi?
Manevi öğe: Kişi eyleminin suç olduğunu bilebilir durumda mı?

Çay - Kahve arası

Çay - Kahve arası

ikinci oturum

 

Konu başlıkları: Ceza sorumluluğu, Zorunlu tedavi,

Medeni Hukuk, Aile hukuku, vesayet, yasal danışmanlık,

Vesayet ve Medeni hukukta evlenme başlıklarından oluşan bir sunum yapıldı.

Sunum sırasında ve bitiminde Dr. Fatih Öncü gelen soruları cevaplandırdı.

YASAL DANIŞMANLIK

Toplantı sonuna doğru

Başlaması sonrasında, soru cevaplar ve slaytlarla devam eden bilgilendirici bir etkinlik oldu. Vermiş olduğu bilgiler ve katılımı için Doktor Fatih ÖNCÜ'ye çok teşekkürler.

Toplantı sonu - 15:45.

Hazırlanmasında katkısı olanlar

Toplantıdaki sunum dosyaları www.bipolaryasam.org/adli_sorunlar adresinde görülebilir.

 

Toplantıda anlatılan bilgileri daha ayrıntılı olarak açıklayıcı bilgilerle zenginleştirip bir yazıyı Doktor Fatih ÖNCÜ derneğimize iletti.

Yardımları ve hazırlamış olduğu Bipolar Bozukluk ve Adli Psikiyatri çalışması için Dr. Fatih ÖNCÜ'ye çok teşekkürler.

**************************

Bipolar Bozukluk

ve

Adli Psikiyatri Uygulamaları

Uzm. Dr. Fatih Öncü

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Adli Psikiyatri Birimi

 

Bipolar Bozukluk, hastalığın doğası gereği ataklarla seyreder (Manik, depresif, karma) ve atakların şiddeti değişebilir. Ataklar arasında iyilik dönemleri olur, atakların yinelememesi için tedaviye uyum hayati öneme sahiptir.

Hasta, ataklar esnasındaki davranışlar nedeniyle

  1. Suç işlemiş olabilir
  2. Mağdur olabilir
  3. Evlenebilir
  4. Borç altına girebilir

Yukarıdaki gibi hukuki konularda, adli kurumlar bilirkişiden görüş ister.

Ceza Kanunu ve Suç:

Suçun işlendiği zamanda kişinin akıl sağlığının durumu yani kişinin işlenen suç nedeniyle ceza sorumluluğunun olup olmadığı sorulur. Her olguda kişinin suç esnasındaki tıbbi durumuna göre ayrıntılı değerlendirme yapılır.

Kişinin ceza sorumluluğu olup olmadığı yönünde tıbbi (psikiyatrik) bilirkişi görüşüne başvurulur.

CMK 74. madde uyarınca mahkemece 3 hafta gözlem (en çok 3 ay) kararı verilebilir.

Bilirkişi (sağlık kurulu), gözlem, muayeneler ve tetkikler sonucuna göre kişinin ceza sorumluluğunun olduğu kanısına varırsa (Bipolar bozuklukta iyilik döneminde) mahkemece kişiye ceza verilir.

Bilirkişi (sağlık kurulu), gözlem, muayeneler ve tetkikler sonucuna göre kişinin ceza sorumluluğunu tamamen kaldıracak bir psikiyatrik hastalığı olduğu kanısına varırsa kişiye ceza verilmez (TCK 32/1). Bipolar bozuklukta psikotik özellikli manik atak, manik atak bu örnek gösterilebilir. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. Yani bölge ruh sağlığı hastalıkları hastanelerinde koruma ve tedavi altına alınırlar.

Bilirkişi (sağlık kurulu), gözlem, muayeneler ve tetkikler sonucuna göre kişinin ceza sorumluluğunu kısmen kaldıracak bir psikiyatrik hastalığı olduğu kanısına varırsa (bazen hipomanik atak gibi) mahkemece kişiye indirimli ceza verilir (TCK 32/2). Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Yani ceza süresi kadar ya da daha az süre ile bölge ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınırlar.

Zorunlu tedavi:

Ceza sorumluluğu olmayan hastalar, TCK’nun 57. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. Ülkemizde henüz yüksek güvenlikli sağlık kurumları bulunmadığından bölge ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde koruma ve tedavi yapılır.

Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan hasta, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir.

Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbî kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.

Tıbbî kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin ikametgâhlarına en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.

Tıbbî kontrol ve takipte, kişinin hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, yukarda belirtilen zorunlu tedavi işlemleri tekrarlanır.

Medeni Hukuk

Fiil ehliyeti, bir kimsenin kendi fiili ile haklar kurabilmesi ve mükellefiyetler (borçlar vb.) altına girebilmesi ehliyetidir. Burada bir kişinin, hukuka uygun fiiller yapabilme ve hukuka aykırı fiillerden sorumlu tutulabilme ehliyeti söz konusudur (TMK 9). Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır (TMK 10).

Hukuki işlemlerin gerçekleşmesi esnasında kişinin farkında olma, ayırt etme, bilme‑değerlendirme ve seçmeye ilişkin yetilerinin korunmuş olması gerekmektedir. Bu nedenle hastalığın seyri, atakların sıklığı, tedaviye cevabı, tedaviye uyum ve eşlik eden diğer faktörler (alkol-madde vb.) gibi ayrıntılı değerlendirmeler yapılır.

Bipolar bozuklukta ataklar esnasında ayırt etme gücü etkilenir. Bu nedenlerle ataklar esnasında fiili ehliyet yoktur. Ancak tedaviye uyum yeterliyse, içgörü iyiyse, ataklar sık değilse ve iyilik dönemi uzun zamandır mevcutsa fiil ehliyeti vardır. Bipolar bozuklukta hastalığın seyri, atağın özellikleri ve diğer faktörlere göre fiil ehliyeti etkilenebilir.

Mahkemece, fiil ehliyeti olmayanlara vasi, ayırt etme gücü olduğu halde, tekrarlayan hastalık nöbetleri olanlara yasal danışman atanabilir. Hastanın tedaviye uyumu artar, atakların sıklığı azalır ve iyilik dönemi uzun sürerse vesayetin kaldırılması için kişi başvurabilir ve yeniden bilirkişiden görüş sorulabilir. Bu durumlarda bilirkişi raporuna göre mahkeme vesayeti kaldırabilir ya da yasal danışman atanmasına gerek duyabilir.

Vesayet altında olan kişiler adına hukuki işlemler ancak yasal temsilcileri (vasi) eliyle yapılır.

Yasal temsilcinin vesayeti altındaki kişinin mal varlığından bağışlamalar yapabilmesi, vakıf kurabilmesi ya da kefalet borcu altına girmeleri olanaksızdır. Yasal danışmanlık altındaki kişiler günlük yaşamlarını tek başlarına sürdürür. Ancak mal varlığına ilişkin işlemlere, yatırım yapmaya, borçlanmaya ve hukuki işlemlerde taraf olmaya danışmanlarının onayı olmaksızın katılamazlar.

Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Ülkemizde ruhsal hastalığı nedeniyle toplum açısından tehlikelilik söz konusu olduğunda ise TMK 432. Maddesi uyarınca istemsiz olarak hastaneye yatırılarak tedavi uygulanmaktadır.

Medeni hukukta evlenme

TMK’nun 125. maddesine göre ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez. Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Bu konularda da bilirkişiden görüş sorulur. Bilirkişi hastalığın seyri, atakların sıklığı, tedaviye cevabı, tedaviye uyum ve eşlik eden diğer faktörler (alkol-madde vb.) gibi ayrıntılı değerlendirmeler yapar.

Bipolar bozuklukta bir manik ya da hipomanik dönemde yapılan evlilik geçersiz sayılır. Ancak kanuna göre (TMK 147, 148) kişiler, davayı iyilik döneminde ayırt etme gücünü kazandıktan sonra açabilir.

Kaynaklar:

1- Yeşilbursa D.: Yargılama Süreçlerinde Bilirkişilik ve Adli Psikiyatrik Değerlendirme. Adli Psikiyatri Uygulama Kılavuzu (Ed. Sercan M.); Türkiye Psikiyatri Derneği, Tuna Matbaacılık, Ankara 2007

2- Öncü F., Sercan M.:Ceza Hukukunda Adli Psikiyatri. Adli Psikiyatri Uygulama Kılavuzu (Ed. Sercan M); Türkiye Psikiyatri Derneği, Tuna Matbaacılık, Ankara 2007

3- Öncü F., Ger C.: Zorunlu Tedavi. Adli Psikiyatri Uygulama Kılavuzu (Ed. Sercan M); Türkiye Psikiyatri Derneği, Tuna Matbaacılık, Ankara 2007

4- Sercan M.:Yurttaşlık Hukukunda Adli Psikiyatri. Adli Psikiyatri Uygulama Kılavuzu (Ed. Sercan M); Türkiye Psikiyatri Derneği, Tuna Matbaacılık, Ankara 2007

5- Soysal H.: Adli Psikiyatri El Kitabı; Roman’s Yayınları, İstanbul 2005

6- Yeni Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı kanun): Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.; İstanbul 2004

 

Yorumlar
Ara RSS
ali sürel  - 5.bilgilendirme 18 ekim 2009 taksim toplantısı   |2010-01-08 05:08:15
SAYIN YETKİLİLER TOPLANTI SONUCUNU BİR KAÇ HAFTA İÇİNDE BİLDİRECEKTİNİZ MALESEF BİR KAÇ AY OLDU. MERAK EDİYORUZ. SAYGILAR SUNARIM. ALİ SÜREL
Yönetici  - Haber bir taslaktır   |2010-04-12 09:30:16
Geç kaldığı için %100 tamamlanmadan taslak haber olarak ekliyorum. İleride gelen bilgilerle güncellenebilir.
Teşekkürler
Yönetici  - Haber güncellendi   |2010-05-22 06:24:12
Dr. Fatih ÖNCÜ tarafından yapılan son çalışma metini habere eklendi.
adminbyd
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Cuma, 21 Mayıs 2010 11:03 tarihinde güncellendi